GÜNEŞ ENERJİSİ GELECEĞİMİZ Mİ YOKSA SONUN BAŞLANGICI MI?

Güneş enerjisi geleceğimiz mi yoksa sonun başlangıcı mı?

Zaman zaman evreni düşündüğümüzde hayretler içinde kalmıyor muyuz? Muhteşem bir sistemin parçasıyız. Güneşi düşünün güneş ışınları atmosferden geçerek yeryüzüne ulaşır. Güneşsiz bir dünya hayal edin! Biz insanlar olur muyduk? Ülkemiz Güneş kuşağında ve güneş enerjisi bakımından zengin bir bölgede yer alıyor fakat güneş enerjisinden yeteri kadar yararlanamıyoruz. Coğrafi konumumuzun avantajını beceriksizliğimiz nedeniyle değerlendiremiyoruz da diyebiliriz.

Sanki Dünyamız daha hızlı dönüyor

2000’li yıllardan itibaren hayatımızın akışının hızlandığını hissedebiliyoruz. Dünyamız müthiş bir değişimin ve dönüşüm içinde. Teknolojideki gelişmeler baş döndürüyor. Daha çok enerjiye ihtiyaç duymaya başladık. Oysa kaynaklarımız sınırlı. Hızla yenilenebilir enerji kullanımına yönelmeye başladık. Nedir yenilenebilir enerji: Bu enerji şekli sürekli veya tekrarlamalı olarak ulaşılabilen doğal kaynaklardan elde edilir. Tabiatta kendiliğinden var olan rüzgâr, güneş, dalga, jeotermal enerji gibi türlere sahiptir.Ülkemizde rüzgâr enerjisi alanında büyük gelişmeler yaşandı. Örneğin Milli Rüzgâr Enerji Santralleri Projesi-MİLRES önemliydi. Bugün Türkiye kendi rüzgâr tribünlerini üretiyor.

Enerji açlığı bizi nereye götürüyor

Türkiye Güneş Enerjisi alanında da başarılı olacaktır diye düşünüyorum fakat burada kafama takılan bir soru var. Bu daha fazla enerji ve daha fazla üretim bizi nereye götürecek? Bu teknolojik gelişimin başlangıcı aynı zamanda sonumuzun da başlangıcı olabilir mi? Bu konuda kimseden net bir cevap gelmesini beklememek gerekir. Fakat aklımızın bir kenarında durması gereken yerinde bir soru olarak düşünmemiz gerekir. Teknoloji bağımlılığı, doğanın tahrip olması veya kötü niyetli saldırılar sonucu dünyamızın yok edilmesi mümkündür!

Güneş enerjisinden nerelerde faydalanıyoruz?

Bugün ülkemizde sanayide, konutlarda, enerjinin etkin ve verimli kullanılması önemli bir konu başlığıdır. Özelliklegüneş enerjisinden faydalanmak buradan ısı, ışık ve elektrik üretmek öncelikli amaçlarımız arasında. Özellikle güneşten su ısıtma konusunda yaygın bir kullanım var. Yine mimaride kullanılan kendi elektriğini üreten binalar mimarlıktaki önemli inovatif gelişmeler arasında diye düşünüyorum. Burada temel hedefimiz sanayide ve binalarda enerji tüketimini azaltarak enerji verimliliğini artırmak ve güneş enerjisinden faydalanmaktır.

Bir kavram olarak Güneş Mimarisi

Hatta bugün önemli bir bilimsel kavrama da sahibiz, bu kavramın adı“Güneş Mimarisi”dir. Güneşin aydınlığından, enerjisinden binalarımızı mahrum etmememiz gerekir. İnşaat endüstrisinin ve enerji sektörünün disiplinler arası bir yaklaşımla çalışması ve güneş enerjisinden elektrik üretme, ısıtmada kullanma, aydınlatmada kullanma konusunda yeni yaklaşımlar getirmek zorundayız.

Güneş enerjisi ve Paleotik Çağ insanları

Bugün birçok binamız ne yazık ki yeterince aydınlatılamıyor. Böyle bir çağda beton binalar yapıyor, ışığın ve Güneş enerjisinin önüne set çekiyoruz. Mağara devri insanlarından çok farkımız yok diye düşünüyorum. Elektriğimiz kesildiğinde kapkaranlık bir ortamı hissediyor hatta yaşıyoruz. Oysa mimarlıkta şeffaf tuğlalar, ışık geçiren yapılar inşa etmek mümkündür. Neden hala bu Paleotik Çağ kalıntısı yapılar inşa etmeyi sürdürüyoruz? Daha farklı bir mimari yaklaşım benimsemek gerekiyor.

Güneş ve Güneşle ilgili kehanetler, kaygılar

Güneş olduğu sürece onun enerjisinden elbette faydalanacağız. Peki ya Güneş olmazsa. Böyle bir dünya mümkün mü? Bilim dünyası buna hayır dese de Balkanların Nostradamus’u Baba Vanga yani Vanga Nene bir kehanetinde 2100 yılında yapay bir güneşin icat edileceğini ve bu yapay güneşle dünyanın karanlıK kalanlarının aydınlatılacağını iddia ediyor. Hatta 2201  yılında Güneş’tekitermonükleer reaksiyonların yavaşlaması sonucu hava sıcaklığının düşeceğini ve 2291 yılında güneşin soğuyacağı kehanetinde bulunuyor. Buna karşın insanların, insan yapımı yapayla hayatını idame ettireceklerini belirtiyor.Buna ister kehanet deyin isterse fütürizm deyin önemli olan bu tartışmaların çoktan başlamış olmasıdır.

Güneş teknolojiyi felç edebilir mi?

Zaman zaman güneş fırtınaları, yüzeydeki güçlü radyasyon patlamaları ile meydana geliyor. Radyasyon, Dünya’ya ulaştığında atmosferi geçemiyor ve insanlara fiziksel bir etkisi olmuyor. Ancak iletişim kanallarında kesintiler meydana getirebiliyor.Güneşteyaşananpatlamaların GPRS sistemlerini etkilediği biliniyor, birgün Güneşte yaşanacak bir değişikliğin sonumuzu getireceği yabana atılmamalıdır.

Bora ÇAKILKAYA

dESIGNER

http://www.boracakilkaya.com