Mottomuz “Farklılaşmak”

Yeni Nesil Ofis Tasarımlarında Motto “Farklılaşmak”

Bugün, bilgi çağını yaşıyoruz ve hızlı bir değişim ve dönüşüm içindeyiz. Dolayısıyla insanların işle, iş hayatıyla ve çalışma ortamları ile ilgili algıları, beklentileri, öncelikleri de farklılaşmış bulunuyor. İş dünyası da daha iyi çalışanlarla çalışmak, yeni kuşakları bünyesinde tutabilmek için birbirinden faklı ofis ortamları oluşturmaya çalışıyor. Etkileyici ofisler, eğlenceli mekânlar yaratmak zor değil.

İş hayatına katılan yeni jenerasyonların beklentilerinin çok farklılaştığından bahsetmiştik. Artık, sanayi çağı kafasını yaşayan bir işletmenin ayakta kalabilmesi mümkün değil. Böyle bir işletme hayal ediyorsanız maalesef sizi bir başarısızlık bekliyor demektir. Bu nedenle kurumlar çalışanlarının rahat edebileceği, şık, insanı yormayan ofis ortamları yaratmalıdır. Çalışanların kendini evinde gibi hissettiği bir işletme, kuşkusuz yaratıcılığı zirveye çıkarır ve bu yaratıcı çalışan grubu çalıştığı kuruma büyük değer katar. O yüzden çalışma ve iş ortamı tasarımlarına çok dikkat edilmelidir.

Yeni kuşak, insanın insan gibi çalıştığı ofis ortamları istiyor

Biz mimarlar olarak şunu görüyoruz: İş dünyasının en büyük sorunu, yeni jenerasyonu algılamak, onun isteklerine uygun çalışma ortamı oluşturma konusundaki kafa karışıklığıdır. Yaratıcı, farklı ofisler oluşturmak konusunda bir direnç var. Oysa X, kuşağı, Y kuşağı, Z kuşağı derken bambaşka bir kuşak geldi. Talepleri daha insani, bir kurumda köle gibi çalışmayı asla kabul etmeyen, para yerine insanca ofis ortamlarında çalışmayı isteyen yaratıcı bir nesil bu. İş dünyasının bu neslin çalışma ortamı ve mekân isteklerine uygun ofisler yaratması önemlidir. Biz iç mimarlar bu nesli tanıyor ve onların isteklerini çok iyi algılıyoruz.

Bilgi çağına yakışır faklı ofis tasarımları

Bilgi çağının patronlarının büyük kesimi yönetim kurulu başkanı veya genel müdür olarak “Gelenekselciler” kuşağının temsilcileri. Biz iç mimarlar o kuşağın yaşadığı 1945’li yıllara kadar olan yılların şartlarını ancak tarih kitaplarından bilebiliyoruz. Yokluk ve savaş yılları, elbette onlar daha korumacılar, refaha değil ekonomiye paraya çok değer veriyorlar. 1960’lı yılların “Baby Boomer”ları yine iş dünyasının üst düzey yöneticileri. Fakat Bilgi çağı patronları hızla iş dünyasına egemen olmaya başladı çünkü girişimciler ve yaşamayı daha iyi biliyorlar, keyiflerine, özel zevklerine daha düşüklünler bu da onları farklı kılıyor. Bilgi çağı patronlarının faklı ofis tasarımları ve yenilikçi iş yeri çalışma ortamı talebiyle iç mimarlara geldiğini biliyoruz. Bu çok sevindirici bir durumdur.

Yenilikçi ve farklı ofis tasarımları iş verimliliği artırıyor

Biz bu blog yazısı aracılığı ile “Z kuşağı” ve “Ekran kuşağı”nın istediği çalışma ortamını iş dünyasına fikir vermek açısından açıklayalım istedik? Bu kuşaklar, nasıl bir ofis ve çalışma ortamı istiyor? Bağımsız, insana yakışır, sıradan olmayan, rahat, ev huzurunda, hem eğlenceye hem işe odaklı, çalışan motivasyonunu öne alan, zevkle tasarlanmış, karakteri olan bir iş ve ofis ortamı içinde keyifle çalışmak istiyorlar. Bunun iş verimliliği ve kurumsal verimlilik açısından çok önemli olacağını düşünüyoruz. İşte bu nedenle insana değer veren, farklı, aydınlık, insanın gözünü ve ruhunu okşayan, çalışanın kurumu benimseyeceği, asgari insan yaşamı ortamı üzerinde konforlu ve farklı ofis tasarımları iş hayatının vazgeçilmezi haline gelmiştir.

Bora ÇAKILKAYA
dESIGNER
http://www.boracakilkaya.com